- 13:51 - Başaran "GTO'ya adayım" dedi
- 12:14 - Funda Arar Gebze'ye geliyor
- 12:12 - Vergi rekortmeni SEDAŞ!
- 11:18 - Doğalgaz fiyatları %50 düşebilir
- 11:17 - PKK Ağrı'da imam öldürdü..
- 11:15 - Fethullah Gülen komploya dikkat çekti
- 11:14 - 29 ile 'süper başkanlık' sistemi
- 11:12 - İşte Peygamberimizin 3 aylar duası
- 11:11 - Giriş yaşı 30'dan 35'e yükseltildi
- 10:55 - Kredi kartında çok önemli uyarı
- 10:52 - Zam pazarlığı masada kaldı
- 10:45 - Yemekten 93 kişi zehirlendi!
- 10:44 - Yazarlardan fuara tam not
- 10:42 - "Yazmaktan hiç hoşlanmıyorum"
- 10:40 - Karabekir’in idamını konuştu

İsa GÜMÜŞ


Çocuklarda mahremiyet eğitimi
Bu hafta yeni çok önemi bir konu olan mahremiyet eğitimi konusunu sizlerle paylaşacağım. Mahremiyet eğitimine eskiler Hayâ Duygusu olarak da kullanmışlardır. Günümüzde çocuk yetiştirmede eksik bıraktığımız mahremiyet onlar için çok önemlidir.
Çocuklar belli bir yaşa gelinceye mahremiyeti henüz tanımadıklarından gayet rahat ve hesapsız hareket ederler. Belli bir yaşa gelinceye kadar çocuklara cinsel bilgilerin sözel olarak verilmesi anlamsız ve gereksizdir. Bunun yerine, çocuklar ahlaki gelişim dönemi boyuncaya kadar, mahremiyet bilinci davranış eğitimi şeklinde verilmelidir.
Bir çocuğa mahremiyet eğitimi 3 kısma ayırırsak; doğum ile başlayan ve 6/7 yaşların kadar devam eden refleks davranış eğitimi dönemi, 6/7 yaş döneminden başlayıp 11/12 yaşa kadar devam eden ön ergenlik dönemi ve 12 yaş sonrası yavaş yavaş olgunlaşan ergenlik döneminden bahsedebiliriz.
Mahremiyet eğitimi iki başlık halinde inceleyeceğiz. Birincisi refleks kazandırma, ikincisi ise sosyal beceri kazandırma.
1.REFLEKS KAZANDIRMA
Temel davranış refleksi kazandırmanın en başarılı olduğu yaş gurubu 4-7 yaş gurubu çocuklardır. Temel Davranış refleksi kazandırmasında aşağıda sıralanan prensipler hayati önem taşımaktadır.
a.Bedenim Bana Ait Bilinci: Çocukların güçsüz bedenleri, daha ilk günden itibaren büyüklerin kontrolü altındadır. Bebek yetişkinlerin kucağından kucağına dolaşırken mutludur. Çocuk büyüdükçe kendi bedeninin farkına varması ve çevredeki yetişkinlerden ayrı bir birey olduğunu hissetmesi gerekir.
Anne babalar, çocukları dört yaşına gelmeye başladığından itibaren, çocuğun bedeninin ona ait olduğunu hissini yavaş yavaş vermelidir.
b. İzin Verirsem Dokunabilirsin Bilinci: Çocuğun kendi bedenine olan hakimiyetini öğrenmiş olması yetmemekte bununla birlikte hakim olduğu bu beden üzerinde de söz hakkı olduğunu bilmemelidir. Anne babalar 4-5 yaşından sonra, seni öpebilir miyim diye müsaade istemeleri, bu bilincin oluşmasında etkilidir.
c.Dokunulması Yasak Olan Yerlerim Refleksi: Çocuklar dört yaşından itibaren, vücutlarının belli bölgelerine dokunulmasından rahatsız olmaya başlamalıdır. Bu bilinci çocuk banyo yaparken, altını değiştirirken çok dikkat edilmeli. Çocuk sevilirken bu bölgelerine dokunulmamalıdır.
d.Fiziksel Baskıya Direnme Refleksi: Küçük yaşlardaki çocuklar kendi güçsüzlüklerini ve çaresizliklerini, büyüklerin gücünü keşfettikçe anlarlar. Ne yazık ki, yetişkinler, bazen farkında olmadan, çocuklarının üzerinde güç gösterisinde bulunmaktadırlar.
Anne babalar çocuklarına olan sevgi gösterileri sırasında, çocuklara kendi güçsüzlüğünü hissettirecek kadar büyük ve orantısız güç gösterinden sakınmalıdır.
Fiziksel baskıya direnme bilicinin verilmesinde çocuğun çaresizliğini hissettirmek yerine, kendisine karşılık vermenin işe yarayacağı bilinci verilmelidir.
e.Vücudum Görünmemeli Hissi: Çocukların vücutlarının belli kısımlarının görünmesinden rahatsız olma hissini kazandırmak gerekir.
Çocuklar yürümeye başladığı dönemden itibaren ev içinde ya da dışına vücudu örten kıyafetler giymelidir. 4 yaşından itibaren çocuklar kendi kıyafetlerini giymeye başlamalıdır.
f. Banyoda Çıplak Olunmaması Bilinci: 4 yaşından itibaren çocuk banyo yaparken arlında mutlaka külotu olmalıdır. Anne baba aynı anda banyo yapmamalıdır.
g. Tuvalette Benden Başkası Olmamalı Bilinci: Her ne sebeple olursa olsun, dört yaşına girmiş bir çocuk tuvaletin özel bir mekan olduğunu öğrenmeli, tuvalet ihtiyacı gideren birisinin başkaları tarafından görünmesinin doğru olmayacağı öğretilmelidir.
ğ.Soyunma ve Giyinmede Yalnızlık İlkesi: Çocuk dört yaşından itibaren kendi başına giyinmelidir. Zorlandığı zamanlarda anne baba çocuğun ayrı bir odada üzerini değiştirmesi gerekir.
h. İzin Verirsem, Kabul Edilirsin İlkesi: Çocuk dört yaşına girdiğinden itibaren, zaman zaman, izin verirsem, kabul edilirsin ilkesini hayata geçirilmelidir. Yedi yaşından sonra ise artık çocuktan izin alınmadan onun özel dünyasına adım atılmaması gerekir.
Mesela çocuğun odasına girerken, mutlaka izin alınmalıdır. Çocuğun üstünü değiştirirken İstersen ben yardım edeyim diye izin almadan çocuğun kıyafetlerine el atılmamalıdır.
ı. Kim Kimdir? Bilinci: Çocuklar için güven duygusu çok önemlidir. Onlar çevresindeki her bir yetişkine karşı sonsuz güven duygusu beslerler. Bu duyguyu zedelemeden çocuk, sadece kendisi için güven kaynağı kişilere güven duyacak, güven çemberi dışındakilere karşı da, bilinçsizce bir refleksle
Çocuk babanın kardeşi amca ile bakkal amca ya da amca ile amcaoğlu arasındaki farkı bilmelidir. Birine yüksek güven duyulurken, diğerine sınırlı güven duymalıdır.
Bunun için aile fertleri arasında sıkı bir bağ sağlanmalı. Amca, hala, teyze, dayı güven sınırında bunların çocukları ise sınırlı güven alanında olduğu unutulmamalıdır.
2.SOSYAL BECERİ KAZANDIRMA
a.Öfke Ve Vicdan Eğitimi:
Öfke, doğuştan her insanın var olan, tehlikelere karşı o insanı korumak üzere programlanmış bir savunma mekanizmasıdır. Bilinenin aksine, öfke sağlıklı her insanda olmazsa olmaz olan bir duygudur. İnsan, içinde taşıdığı öfke sayesinde, kendini sosyal hayat içinde güvende hisseder. Öfke sayesinde insan, namusuna uzatılan ele karşılık verir
.
Ne yazık ki anne babalar çocuklarını eğitirken, onların doğal koruyucu kalkanı olan öfkeyi bastırmada, yok etmekte veya kullanılamaz hale getirmektedirler.
Oysaki öfke duygusunun önü açılmalı ancak öfkenin gerektiği yerlerde kullanılması öğretilmelidir. Öfke terbiyesinde vicdan duygusunun kullanılması hayati önem taşımaktadır.
b. Hayır Diyebilme Eğitimi: Çocuğa hayır demeyi öğretebilmekle, çocuğun isteklerine devamlı hayır cevabı vermenin bir ilgisi yoktur.
Çocuk, hoşuna gitmeyen bir talep karşısında hayır diyebiliyor ve ailesi de çocuğun bu tercihine saygı gösterip onun bu isteksizliğini anlayışla karşılıyorsa, böylesi bir çocuk aynı zamanda kendisine yönelebilecek olumsuz olaylara karşı da savunma sistemini geliştiriyor demektir.
Kaynak: Çocuklarda Mahremiyet Eğitimi-Labirent - ADEM GÜNEŞ
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı
Tel : 0262 646 70 70 (Pbx) | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA





































