Dün Mehmet Ali Aydınların Federasyonu Başkanı olarak, kucağında bulduğu, şike krizi karşısında ki, iyi niyetli, Türk Futbolunun bu olağandışı durumu en az hasarla atlatması için gösterdiği çabadan söz etmiştik.
Fenerbahçe Kulübünün Aziz Yıldırımı kurtarma ve Aziz hesaplaşma adına, 58. Maddenin değişmesine karşı çıkışı ve bir çok kulübü de peşinden sürüklemesi, Aydınların istifasını doğurdu.
Aydınlar, Türk Futboluda ki bu olağandışı durumu doğru yönetibildi mi?
Olaylara hakim olabildi mi?
Bu soruların cevabını vermek çok zor.
Kriz öyle bir kriz ki, deprem öyle şiddetli ki, bu krizin doğru yönetimi nasıl olur du? asıl bu soru çok tartışılır.
Süper Ligin herşey olarak kabül görüldüğü günümüz, Ülke futbolun da olayın birde Alt Yapı ve bizi de ilgilendiren 3. Lig, 2. Lig boyutu vardı.
Mehmet Ali Aydınları, Türkiye-Almanya Milli Maçı öncesi 3. Lig kulüpleri ile yaptığı toplantıda ilk kez gördüm.
Son derece beyfendi, mütevazi, ağır başlı, saygılı, kibar bir insan.
Milli maç öncesi, Arena Stadında toplantı yapıyoruz. Kulüp Başkanlarını dinliyor, dikkatli bir şekilde notlar alıyor. Soruları cevaplıyor.
Alman Federasyon Başkanı geldi diye uyarıda bulunuyorlar, tam bu sırada konu, lisans engellerine geliyor.
Son sorular derken söz almıştım ve nasıl ki, maçlar satılmış ve buna bulaşmış isimler cezalandırılıyorsa, Federasyon, kulüp satanları, kulüpler de kötü niyetle görev yapmış ve kulüpleri borç batağına saplamış, kişileri tespit edip, cezalandırılmalı. Lisans engeli olan takımların, borçları Federasyon tarafından incelenmeli şeklinde bir konuşma yapmıştım.
Yanındakilere, gidin, konuk başkanı siz karşılayın. Ben biraz daha bu toplantıda kalacağım dedi.
Lisans engeli olan takımların sayasının fazla ve borçlarının, Federasyonun ödeyemeyeceği kadar çok olduğunu anlatıp, bu konuda ki çalışmalarından söz etti.
Bundan sonra kulüpleri kimse borçlandıramayacak. 3. şahısların kulüp gelirlerine haciz koymasına son verdik. Futbolcu ve teknik adamların da tek taraflı fesihler de artık Mahkeme yolunu da açtık. Borç batağına kasıtlı olarak sürüklenmiş kulüplerin de talebi doğrultusunda Federasyon olarak inceleme yapabiliriz şeklinde özet geçerken, bu konuda çok net olarak şunu söylemişti, Bazı kulüplerimizin düşürüldüğü duruma çok üzülüyoruz. Ancak, ayrım yapmamız söz konusu değil. Bir kereliğine engelleri kaldırmak gibi seçeneklerde önümüzde yok. Çünkü, bu engel FİFA standartları doğrultusunda alınmıştır. Ama, bizde biliyoruz ki, bazı kulüplerimize, kötü niyetli isimler başkan olmuş ve kulüplerin geleceğini karartmıştır
Evet, gerçekten samimi ve içten bir isimdi.
Hırvatistan Milli Maçına da aynı uçakla gitmiş, sohbet imkanı bulmuştuk.
Kibir ve gururdan uzak bir karaktere sahip olan Mehmet Ali Aydınlar, 3. Ligde forma giyen sporcuların askerlikle ilgili kolaylık tanınmasını dile getirmiş, bu konuda kulüpler birliğinin daha aktif olmasını da istemişti.
Kulüplerin, tekelden kurtulup, kendi aralarında birlik kurup, seslerini duyurması gerektiğini öğütlemişti, 3. Lig ve 2. Lig kulüplerine.
Haluk Ulusoy ve Aziz Yıldırım gibi baronları gördükten sonra, Mehmet Ali Aydınlar, candan, tanıdık, yakın, aileden biri gibi geliyordu.
Ancak, bu ülke futbolunda ne acıdır ki, her zaman bu baronların, karanlık adamların sözü geçiyor.
Haluk Ulusoy, Başbakana rağmen, Federasyon Başkanı seçilmedi mi?
Ve Aziz Yıldırım, içerde olmasına reğmen Galatasarayda dahil bir çok kulübe istediğini yaptırmadı mı?
Ama yazık oldu, Türk Futboluna. Özellikle alt ligler ve alt yapıya yazık oldu.
Plan-projeleri olan, pırıl, pırıl bir adamı kaybetti, Türk Futbolu.
Gebzeye Belediye Vanspor maçını izlemek için gelmişti. Gebzeyi, Gebze Stadını, Gebzesporu anlattık.
Gebzeye şaşırdı. Gebzespora üzüldü. Fakat Gebze Stadına hayran kaldı. Milli maç için söz vermişti. İlk organizasyonu Gebze Stadına aldırdı.
Milli Takım hocaları ve ciddi bir basın mensubuyla geldiği Gebzede sorunlara dikkat çekilmesini beklerken, yönetim aleyhinde ki tezahüratlara çok şaşırmış, bana dönerek, Başkan kulübe başka isimler mi talip? muhalefet edenler, taraftarı kışkırtanlar mı var? demişti.
Evet, çevresinde ki her olaya ilgili biriydi. İstifası Türk Futbolu açısından talihsizlik olmuştur. Özellikle de 3. Lig ve 2. Lig kulüpleri için...